DoğrulanmışOnkoloji Merkezi

Prof. Dr. Aziz Karaoğlu

Prof. Dr. Aziz Karaoğlu
Prof. Dr. Aziz Karaoğlu — fotoğraf 2
2,7
Puan
İzmir genelinde Onkoloji Merkezi ortalaması 4,3
55
Yorum
Buradaki ortalama 34
#4
Sıralama
İzmir genelinde 34+ yorumu olan 4 klinik içinde
Kapalı
Şu anda

İzmir genelinde nerede duruyor

Prof. Dr. Aziz Karaoğlu, İzmir genelindeki Onkoloji Merkezi kliniklerinin altında puan alıyor: burada 2,7, orada listelediğimiz 14 kliniğin ortalaması 4,3. Rakamın arkasında hatırı sayılır bir birikim var — bölge ortalaması 34 iken 55 yorum.

Yalnızca arkasında 34 ve üzeri yorum bulunan klinikler sayılarak 4 içinde 4. sırada.

Çalışma saatleri

Pzt
19:00–0:00
Sal
19:00–0:00
Çar
19:00–0:00
Per
19:00–0:00
Cum
19:00–0:00
Bugün
Kapalı
Paz
Kapalı

Öne çıkanlar

Erişilebilirlik

  • Tekerlekli sandalyeye uygun giriş
  • Tekerlekli sandalyeye uygun park yeri

Olanaklar

  • Tuvalet

Ödeme

  • Banka kartı
  • Kredi kartı

Ziyaret planlama

  • Randevu alınması önerilir

Konum

Hasta yorumları

Hande Kığılcım

Aziz Karaoğlu Hoca hastaları için elinden geleni yapan, hastalarının iyiliği için en iyisini yapmaya çalışan samimi bir hocadır. Benim de hastalığımı en iyi şekilde tedavi etti. Allaha şükür sağlığıma kavuştum. Ama maalesef bu lanet hastalığın adı kanser. İyileşemeyen hastalarda oluyor. Hastanede görüyorum kimi hastalar sedyede, kimi hastalar tekerlekli sandalyede, bazı hastalar sararmış, bazıalrı çok zayıflamış. Rabbim herkese şifasını versin. Amin. Hocanın hastası çok. Hocayı bekleyecek zamanı olanlar için ideal hocadır.

Lale Akatürk

Hocamın ne akrabasıyım nede yakınıyım onun senelerdır hastasıyım akcıgerım alındı konsey kararverdı bunu azız hocamvermedı bundan sonra ele aldı kontrollarım tahlıllerım hepsını detaylı yaptı bugunlere geldım sukur hıcbırseyı atlamaz degerlı hocam bugun nefes alıyorsam once Alkahımın sonra azız hocamın sayesındedır allahbınlerce razıolsun

S&S

Eğer içinde bulunduğunuz kanser hastalığı tedaviye yanıt verebilecek durumdaysa, Aziz Hoca’nın ve başka bir doktorun vereceği herhangi bir uygulamayla,i zaten iyileşirsiniz. Ancak hastalığınızın gerçekten tıbbi tedaviyle iyileşme ihtimali varken Aziz Hoca’ya yönelmek zaman kaybıdır. Çünkü size zamannkaybettirir. Sizinle konuşur özel muayenehanesine gidersiniz orada mutlu ayrılırsınız süreç uzadıkça uzar en son sadece zaman kaybettiğinizi görürsünüz Kritik bütün dönemler geçilmiş ve hastanızın durumu bir anda ağırlaşır. Ve o süreçte bir çok doktora görünürsünüz ve hepsinden aynı cevabı alırsınız artık çok geç yanlış tedavi, Sürekli kemoterapi. Hastanızın bir süre sonra cenazesini aldığınızda yanlış yaptığınızı anlarsınız ama artık her şey için çok geçtir.

Banu Göktürk

Tam anlamıyla büyük bir hayal kırıklığı. Hayati risk taşıyan hastamız acil serviste saatlerce beklerken, kendisine aynı hastane içerisinde ulaşmak mümkün olmadı. Defalarca aramamıza rağmen cevap vermedi. Saatler sonra kendisine ulaştığımızda acildekiler baksın onlar bana döner yanıtını aldık. Oysa sadece bir hafta önce muayenehanesinde nakit ödeme alınırken son derece ilgiliydi. Kısaca acil bir durumda kendisine ulaşmak isterseniz, sekreterine not bırakmamız ve doktorun akşam saat 23.00’ten sonra, özel hastaları bittikten sonra size dönüş yapmasını beklemeniz gerekiyor. Ne yazık ki bu süreçte hastamızın bekleyecek zamanı yoktu. Dayanamadı ve kaybettik. Böyle bir durumda sergilenen bu ilgisizlik ve sorumsuzluk kabul edilemez.

İzmir Güneşli

Annemin ilk teşhisi İzmir Medicana Hastanesi’nde rektum kanseri olarak konuldu. Maddi yük nedeniyle 9 Eylül Üniversitesi’ne gittik. Aziz Hoca’nın iyi olduğu söylendi, profesör ünvanına güvenildi. Bu güven, annemin ve bizim en büyük yanılgımız oldu. Yaklaşık 1–1,5 yıl süren tedavi boyunca defalarca Aziz Hoca’nın özel muayenehanesine gittik. Her seferinde benzer cümleler duyduk: “Yarın kan tahlili verelim”, “Bir sonraki tahlilden sonra şunu yaparız”, “Ameliyata yakınız”, “Biraz daha küçülsün”, “Bir kür daha kemoterapi alalım, birkaç ay sonra gelin.” Bu cümlelerle bize umut verildi, ama somut hiçbir adım atılmadı. Oyalandık. Bilinçli ya da bilinçsiz şekilde zaman kaybettirildik. İlk altı kür kemoterapiden sonra tümör yaklaşık %50 küçülmüştü. Bugün görüştüğüm üçten fazla doktorun ortak ve net söylediği gerçek şudur: Bu aşamada ameliyat yapılması gerekiyordu. Bunu bize sonradan, farklı hastanelerde, farklı şehirlerde sordular: “Bu aşamada neden ameliyat edilmedi?” “Niye o dönemde bize gelmediniz?” Cevabımız hep aynıydı: Profesör ünvanına güvendik. Söyleneni yaptık. Ama o kritik dönemde ameliyat yapılmadı. Aksine ışın tedavisi verildi, ardından “bekleyelim” denildi. Bu bekleme sürecinin annemin vücudunda neye yol açacağı umursanmadı. Işın sonrası bağırsaklar sertleşti, rektum çıkışı adeta taş gibi oldu. En vahimi de şudur: Bu süreç boyunca rektum bölgesi elle bile muayene edilmedi. Bu ihmali, Diyarbakırda ve Çiğli ekolden yapılan basit bir elle muayenede gerçeği öğrendiğimizde anladık. Kritik eşik geçildikten sonra tablo hızla ağırlaştı. Lenflere yayılım denildi, yeniden kemoterapi başlandı. Annemin ağrıları dayanılmaz hale geldi. Yeme içmeden kesildi. Bağırsak çalışmaz hale geldi. Biz hâlâ “bir şey yapılacak” umuduyla gidip geldik. Oysa artık yapılacak çok şey gecikmişti. Sonrasında Diyarbakır’a, Muş’a, İzmir Şehir Hastanesi’ne, tekrar Medicana’ya gittik. Hepsinin söylediği aynıydı: “Artık ameliyat edilemez.” Çünkü o kritik dönem, Aziz Hoca’nın elindeyken geçirilmişti. İzmir Çiğli Ekol Hastanesi’nde son bir çabayla ameliyat yapıldı. Genel cerrah, tümörün uzak yayılımı olmadığını ama ameliyatın neden bu kadar zor geçtiğini açıkça söyledi: Tedavi süreci gereksiz yere uzatılmıştı, bağırsaklar sertleşmişti, bağırsağı dışarı almak bile neredeyse imkânsız hale gelmişti. Ameliyat sonrası mide ile bağırsak arasında geçiş olmadığı tomografide ortaya çıktı. Annemin yedikleri midede kaldı, bağırsak çalışmadı. On gün içinde, bilinci açıkken, böbrek yetmezliği nedeniyle annemi kaybettik. Bugün çok net konuşuyorum: Eğer tümör %50 küçüldüğü o dönemde ameliyat yapılsaydı, en azından annemin bağırsağı dışarı alınabilirdi. Bağırsak faaliyetleri o dönemde mevcuttu. Bunun bugün bu halde olmasının sebebini bize bir değil, iki değil, üçten fazla doktor açıkça söyledi: “O dönemde ameliyat edilmemiş olması.” Annem eğitimli bir insandı. Doktorun her dediğini yaptı. Güvendi. O güven boşa çıktı. Vefat etmeden önce, bilinci yerindeyken şunu söyledi: Aziz Hoca’nın ihmali nedeniyle hakkını helal etmedi. Bu söylem anlık sinirden söylemiş bir söz değil 1:30 yıllık sürecin sonunda edinilmiş duyguların dışa vurumudur, Annem yetimlere bakan, Çeyizini hazırlamakta zorlanan kızlara yardımcı olan bir insandı. O ihmal annemi öldürmedi aynı zamanda annemin baktığı ve gözettiği insanları da öldürdü sadece benim annem ölmedi annemin manevi annesi gibi gören bir çok insanın da annesi öldü. Ben de bugün şunu söylüyorum: Bu süreçte bir profesöre yakışmayacak şekilde ihmalkâr davranıldığını, mesleki reflekslerin yerini duyarsızlığın aldığını düşünüyorum. Bu dünyada hesabı sorulur mu, sorulmaz mı bilmiyorum. Ama ilahi mahkemede bunun hesabını vermeyeceğini kimse sanmasın. Çünkü ortada sadece bir hastalık değil, kaybedilmiş bir zaman ve geri dönülmez bir ihmal var.

Haldun Yildiz

Abime bir sürü kemoterapi verdi daha çok yayıldı. Kaç kere özel olarak gidildi. Hastanede yüzünüze bakmıyor. Kan tahlili istedi sonuca bile bakmadan geri gönderdi halbuki tahlil sonuçlar aşırı kötüymüş. Gönderdiği gün kanama geçirdi ve acil servise kaldırdık. Acilde ki doktorlar nasıl böyle gönderir hastayı dedi. Verdiği ilaçlar kardeşimi daha kötü yaptı. Sakın gitmeyin insanlık namına birşeyi kalmamış bir profesör.

Hakan Aysun

Eşim yaklaşık 4 senedir Aziz hocamın hastası. 4. Evre akciğer kanseri. Aziz bey hastalığın en başından beri bizle çok güzel ilgilendi. Yorumları ben okuduğumda genelde muayene ücreti söz konusu edilmiş. Hastanede ne kadar yoğun çalıştığına herkes tanık olmuştur. Hastanede hastalara ayrılabilen süre belli. O yüzden daha ayrıntılı muayene yapabilmek ve bilgilendirmek için muayenehaneye çağırıyor. Orası da bir işletme olduğu için giderleri vs. karşılamak için bir ücret alıyor elbette. Ben Aziz beye her zaman ulaşamıyorum ama kendisi mutlaka geri dönüş yapar aynı gün içinde. Sabahın 7'sinde hastalarını kontrol eden çok doktor olduğunu sanmıyorum. Aziz bey sabah 7 de kontrole gelir yatan hastalarını. Sabahın 6'da eşimin ağrılarını sormak için aramıştır. Hafta sonunda bile yatan hastalarla ilgilenir. Defalarca aramızda ''bu adam ne zaman uyuyor'' diye konuşmuşuzdur. Ben yaşadıklarımızı yazdım sadece. Kendisine özverileri için teşekkür ediyorum.

Emel Önver

Aziz karaoğlu pişmanlıktır. Esim ameliyat oldu. Herşey yolunda giderken tekrar nüks etti. Aziz karaoğlu bey bile demiyorum. Kemoterapi radyo terapi bitsin pet sonuclarını getirin dedi radyoterapi sonrası 3 ay pet çekimi olmuyor. Sonucu aldık gittik. Sakrum kemiğine sıcramış keşke kemoterapiye devam etseydiniz dedi evde ben mi hazırlayacaktım kemoterapiyi anlamadım. İlk hastane muayeneleri iyi ama sonrasında Alsancak muhabbeti başlıyor elinizde mavi dosya olmadan hastaneye giderseniz aslaaa ilgilenmiyor. 41 yaşında eşimi toprağa verdim ben. Benimde evladımında gözümüzden akan her yaşın hesabını sorsun Rabbim. Aslında yazılacak daha çok şey var ama bunları yazarken bile o anları yaşadım.... Aziz karaoğlu umarım bu yazıyı okursun seni Rabbim'e havale ediyorum o kazandığın paraları ağız tadıyla yemek nasip olmasın sana....

Yorumlar Google’dan alınmıştır. ClinicPicker bu yorumları düzenlemez ya da kaldırmaz.

Kliniği araYol tarifi al

Devam etmek için giriş yapın

Bu kliniğin telefonunu, web sitesini ve adresini görmek için giriş yapın.

Telefon numarası

Devam ederekKullanım ŞartlarıveGizlilik Politikası.