Bugün Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Prof. Dr. Ali Ümit Yener viziteye çıktı ve tüm odaları gezdi. Kendisinin alanında son derece başarılı, tecrübeli ve saygı duyulan bir kalp damar cerrahı olduğunu Öğrenmiş bulunmaktayım. Gerçekten mesleğine adanmış bir hekim, birçok hastaya umut olmuş biri. Bu yönüyle takdiri fazlasıyla hak ettiğini düşünüyorum. Ancak bugün yaşadığım olay beni derinden üzdü. Hocamız odama geldiğinde, yanımda refakatçi olarak bulunan kişi gayet sessiz ve saygılı bir şekilde oturuyordu. O anda hiçbir uyarı yapılmamış olmasına rağmen, Prof. Yener son derece sert, kibarlık sınırlarını aşan bir ses tonuyla “dışarı çık” diyerek refakatçime çıkmasını söyledi. Refakatçim ise doktor beyden özür dileyerek çıktı, oysaki refakatçime dışarı çıkması için bir uyarı yapılmamıştı, ama diğer refakatçiler çıkmıştı yani onlara bildirilmişti, ama biz bundan bihaberdik, Üslubunda maalesef yüksek bir ego, tahammülsüzlük ve saygı eksikliği vardı. Sanki bir insana değil, bir hayvana ya da çocuğa azarlama tarzında konuştu. Bu tavır, bir hastane ortamında, hele ki iyileşmeye çalışan insanların yanında hiç de yakışık olmuyor. Benim bir hasta olarak beklentim, bir profesörden , hele ki bu kadar başarılı birinden , sadece tıbbi bilgi değil, aynı zamanda insani zarafet, empati ve saygı da görmektir. Bir insanın mesleğinde ne kadar iyi olduğu, insanlara nasıl davrandığıyla ölçülür. Başarılı olmak güzel ama kibirle değil, tevazu ve anlayışla taçlandığında anlam kazanır. Hocamızın yaptığı bu davranışı umarım kendisi de fark eder, bir anlık öfke veya gururla kırdığı insanların duygularını anlar. Çünkü bir doktorun sadece kalpleri ameliyat etmek değil, aynı zamanda kalpleri kırmamak gibi bir sorumluluğu da vardır.
Google tarafından çevrildi



